Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

HTF - Tennis

 

SERENA WILLIAMS ÜZERINE

Bu kez yazacağım yazı bir çoğunuzu belki şaşırtacak belki... Ama gerçekler bazen acıtır!?

Şaka bir yana, Serena Williams'ı, ablasından bir yıl sonra profesyonel olarak kortlara çıktığı 1998 yılından bu yana yakından takip ediyorum. Bu yazımda, şu ana kadar -benim dışımda, pek çok tenis yazarı tarafından da beklenileni vermediği söylenen - bir tenisçi olan küçük Williams'tan bahsedeceğim.

Hatırlıyorum da, daha önce yayınladığımız Tennistime adlı sitede, Venus Williams'la ilgili bir yazı yazmış, ardından da ilginç tepkiler almıştım. 'Vaay, Şevket, hayrola? Venus iyi tenisçi demek haa?' gibi garip mailler. Sanki, Martina Hingis'e aşık olmak, onun üzerine tenisçi tanımamakla eşdeğer gibi. Ayrıca, o yazıda Venus'un Martina'dan üstün olduğunu falan da yazmamıştım.

Serena Williams, şu an WTA Tour'da raket sallayan isimler arasında kanımca hem fizik gücünü hem de oyun zekasını aynı anda en üst düzeyde kullanabilen isimler arasında ilk sırada. Burada önemli bir fark dikkat çekmek için iki örnek verelim:

Oyun kurgusu ve yetenek açısından olaya baktığımızda Martina, sadece bugünün değil, tüm zamanların en iyi isimlerinden biri. Günümüzde bu açıdan dünyanın en iyi oyuncuları arasında Martina Hingis'le birlikte Monica Seles, Lindsay Davenport, Justine Henin ve Jennifer Capriati de var.

İşin içine, özellikle de son üç yıl içinde bayanlar tenisinin geçirdiği büyük değişimin sonunda fizik gücü de girince işler değişti. Venus Williams, bugün fiziğini en yüksek düzeyde oyunda kullanabilen isim. Ancak oyun kalitesi ve kurgusunun Hingis, Capriati ve Seles'e göre daha düşük olduğunu görüyoruz.

İşte Serena Williams'ta bu iki özellik birden dengeli biçimde bulunuyor. Serena, ablasından kısa olmasına rağmen, ilk bakışta hantal gibi görünen vücudunu çok iyi kullanabiliyor. Backhand ve forehandlari git gide 'bitiricilik' özelliğini daha da artırıyor. Bir de bunun yanında, oyuna hükmeden akıllı taktiklerini de koyunca, çok yakın zamanda şu an 'ortalığı kasıp kavuruyor' görüntüsü veren ablasını ipini çekeceğinden pek şüphe etmemek gererkiyor.

Serena'nın bir özelliği daha var ki, o da hem WTA içinde, hem de taraftarlar arasında sevilmesini sağlıyor. Hayır, sadece 'küçükler daha fazla sevilir' tarzındaki 'şirinlik tezi' değil kastettiğim. Serena, ablasına göre çok daha fazla sosyal. Karşısındaki rakibine ne olursa olsun somurtmuyor ve maç sonucuna göre tavır almıyor. Ancak abla Venus Williams, hem seramonilerde hem de maç öncesinde-sonrasında, rakibine karşı 'surat yapıyor'. WTA Tour'daki aralarında Martina, Lindsay, Kim ve Monica'nın da olduğu pek çok isim, ikisi arasında Serena Williams'la çok daha iyi arkadaş olduklarını belirtiyor.

Serena Williams... Sakatlık problemleriyle saha az başı belaya girerse, ablasından çok daha fazla iş yapacak. Hatta ileride 1997'de Martina'nın yaptığı gibi WTA Tour'u domine edeceğini de tahmin ediyorum.

Şevket Furkan ERBAY - 31 Aralık 2001