|
SEVGİLİLER GÜNÜNDE...
Bir buruk sevgililer günü
daha... Herkes eşiyle,sevdiğiyle gününü gün ederken ben bir kez daha
seni bekleyerek geçireceğim bu günü. Sebep? Sebep çok basit. Senin o
güzel gözlerin...O bir çift eşsiz göz olmasaydı bunları yapacağımımı
sanıyordun hıı, Martiş? Yapar mıydım...Hayır! Hiç kimseyle polemiğe
bile girmiyorum artık tatlım, bak...Çünkü millet ne kadar konuşursa
konuşsun, onların dediği (istediği) olmayacak. Ama herkes 1.5 yıl içinde
neler olacağını kendi gözleriyle görecek. Geri sayım başlıyor! START:14
ŞUBAT 2001!!! END:2 TEMMUZ 2003!!!
Sadece oturun oturduğunuz
yerde ve izleyin. Artık benim de konuşma vaktim geldi...Sabredin bakalım.
Görün o zaman "azmin zaferi" neymiş. Boşuna bu olayı film
senaryosu yapmak için kafa patlatmayın bu arada. Onu da düşündüm ben,
canınızı sıkmayın.
Hingislover
- 11 Şubat 2001
AŞKIMIN 4. YILDÖNÜMÜ'NDE
Onu ilk gördüğümde içimden
"Aman Allahım ne kadar tatlı bir kızcağız" diye geçirmiştim,
o kadar. Çok sevimli gelmişti bana. Tabii bana o an bu "kızcağız"
için inanılmaz şeyler yapacağımı söyleseler gülerdim herhalde o zaman.
4 yıl oldu. 96'nın Temmuz'undan 2000'e O'na olan aşkım gittikçe alevlendi.
Hala bile günden güne fazlalaştığını hissedebiliyorum. Düşünebiliyor
musunuz; 1400 gün önce gördüm onu ve bu süreçte her sabah kalktığımda
resmine bir öpücük kondurup "Seni dünden daha fazla seviyorum bitanem"
demişim. 19 yıldır kendimle birlikte olduğumdan olacak, şunu yi biliyorum
ki hiç kimse için yapmam bunu. Ondan başka... O Benim için o kadar önemli
ki anlatmaya kalkmam fiyasko olur. Anlatamam ki? Zira sadece birtanemin
ve benim bildiğim "olağanüstüleri" anlatmadan bu aşkı tarif
edemem. Ve bu "olağanüstü" diye tabir ettiğim olayı da açıklamama
imkan yok, çünkü açıkladığımda bu olay biter.
Ah benim güzeller güzeli, tarif edecek bir kelimeyi bir türlü bulamadığım
birtanecik Martina'm! Eğer senin için yaptıklarımı yapabilecek tek kişinin
varlığını bilseydim seni bırakırdım inan bana...Ama herşey üzerine yemin
ediyorum ki senin için her fedakarlığı yaparım ve seni bu kadar sadece
ben seviyorum.
Bana bir çok insan iki yıl önce "salak" diyordu. "Beş
güne kalmaz bırakırsın" diyorlardı. Hatta eski bir Martina Fan'ı
"Ben de senin gibiydim. Ama ne dersen de bir süre sonra insan soğuyor,
sen de başkasını bulursun" demişti. Ben de ona gülerek "Sen
öyle san" diye cevap vermiştim. Şimdi haklı çıktığımı görmek beni
mutlu ediyor. Mutlu oluyorum, çünkü iki yıl öncenin umutsuzluk edebiyatçıları,
şimdi "Abi harbiden inanılmazsın. Ben senden çok inanıyorum ona
kavuşacağına" diyor.
Her zaman prensip edindiğim bir kişisel kuralım vardır: İNANDIĞIN ANDA
BAŞARI YOLUNDASIN DEMEKTİR.
Ve bu kural doğrultusunda
hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadım. Ne ilk sevgilisi Julian'ı arkadaşım
Olgun'dan duyduğumda, ne Ivo hayvanı(bu konuda kimse beni alıkoyamaz,
çünkü o bir hayvan) ile çekilmiş deniz sefası fotolarını görüp çılgına
döndüğüm gün, ne de beni hüngür hüngür ağlattığı onlarca gecede...
Ne diyorum çünkü:
Seni beş milyar çift kıskanç gözün önünde,
Doya doya öpmeye yeminliyim.
Biliyorum. O tatlı gözlere
öpücük kondurup; onu kollarıma saracağım. Ne yalan söyleyeyim. Biliyorum
işte...
Hingislover
- 2 Temmuz 2000
FRANSA AÇIK 2000 YARI
FİNAL SONRASI...
Şoktan hala kurtulmadan
yazdığım bu yazıdaki düşük ifadeler için şimdiden özür diliyorum. Çünkü
(şu saat itibariyle) Tam 26 saattir gülmedim, tam anlamıyla şoktayım.
Naaptın sen bitanem? Beni resmen krize soktun! Tam bir yıldır bu günleri
bekliyordum. Tam 1 yıldır heyecanla bekledim, ama...Mahvoldum...
1 yıl daha beklemek o kadar zor ki bitanem.O kadar zor ki...
Biraz rahatlamak için açtığım walkmanimde Cure'ün solisti Robert Smith
belki de yaşadığım anın en iyi tanımını yapıyordu: Maybe someday,maybe
someday...
BELKİ BİR GÜN, ama hangi gün?
Hingislover
- 8 Haziran 2000
01.11.1999’da...
"Bugün sıradışı bir gün diyecektim"
Eğer aklıma sen düşmeseydin.
"Evet evet, bugün kesinlikle sıradışı!"
Diyemedim, çünkü her günüm sıradan.
Çünkü farklı bir şey yok!
Çünkü...Sadece sen varsın.
Farkındayım.
"Alt tarafı üç yıldır aklımdasın"
Düşüncesi çıldırtıyor beni!
Üç yıl kaç saat yaparsa...
O kadar hayıflandım yokluğuna.
Çünkü farklı bir şey yok üç yılda,
Sadece sen varsın...
Her gece...
Gözlerim kapalıysa yanımdasın,
Değilse uzakta!
"Keşke kör olsaydım"
Diyemiyorum;
Çünkü sen olmazdın...
Hakettim.
Asla vazgeçemediğimden olsa gerek...
O gözlerinden...
Vazgeçemiyorum.
Çünkü sadece sende var!
İsyan ettim!
Yeri geldi bağırdım.
Delirdim, sapıttım,kızdım...
Dağıttım!
Çünkü Farklı bir şey yok!
Dayanamadım...
"Seni seviyorum"
Dedi başını eğerek...
Demez olaydım dedirttiğimi...
Adım gibi biliyorum.
Çünkü sadece sen varsın!
Biliyorum,
Alaya başladılar.
Katılarak gülüyorlar,
Umutsuzca bakıyorlar.
Ama bende umut var;
Çünkü hala sen varsın!
"Şiir yazamam ki" diyecektim.
Eğer sen aklıma düşmeseydin...
"Evet evet, ben ne anlarım sanattan?"
Diyemedim;
Çünkü hayalin yetti!
"Oğlum sana kız mı yok! ?"
Diyeceksen sus!
"Ben kimseyi göremiyorum"
Diyeceğim muhtemelen...
Ve bunun sebebi sen olacaksın;
Çünkü sadece sen varsın!
Martina’m
Canımın içi, birtanem...
Aşmam gereksede tüm dikeyleri,
Ve lanet olasıca insanları;
Aşacağım.
Çünkü sonunda sen olacaksın!!!
|